MİNYATÜR

Yüzyılların eskitemediği, nesilden nesile aktarılan bilgi ve kültür hazinelerinden birisi olan kitap sanatları konusunda her geçen gün yeni eserler ortaya çıkmaktadır. Gelecek kuşaklara çok kıymetli belgeler aktarılmakta ve tarihi gelişimi ortaya koyan eserler yayımlanmaya devam etmektedir. Bizim konuşacağımız ve tartışacağımız esas mevzu; çağdaş gelenek ve zamanın geleneği nasıl üretilir konusudur. Bu bağlamda Türk-İslam sentezinin en olgun örneklerinden, geçmiş yüzyılların kültür ve sanat birikiminden, çağımızın gerektirdiği teknoloji ve bilimle kültürlerarası farklılıkların ve benzerliklerin birbiriyle olan ilişkilerinden haberdar olmak artık kaçınılmazdır.

 

Dönemler kendi içlerinde birbirlerinden etkilenmişler, yeniyi bulmuşlar, farklı yorumlamışlar, geleneği yeniye dönüştürmüşlerdir. Zaten yoktan bir şeyi var edemezsiniz, ama belli bir üsluba dönüştürebilirsiniz. Biz, gelenekle modernleşme arasındaki klasik dönemi yaşayamadığımız için şu anda minyatür resminde geleneksizliğin sıkıntısını yaşıyoruz.

 

Çağımızın geleneği nedir? Kültürel sentez anlayışımız nedir? Geçmişten ilham alıp bugünün sanatını nasıl inşa edebiliriz? Biz neyi arıyoruz? Gerçekten arıyor muyuz, yoksa kolaycılık, kopyacılıkla bu serüven yozlaşarak devam mı edecek?

 

Bilindiği gibi geleneksel sanatların kökeni doğu ile ilişkilidir. Ama yirmi birinci yüzyılda doğu ülkeleri batıyla olan kültür sentezlerinde çok başarılı olmuşlar ve kimliklerini bozmadan, zorlanmadan, iki olguyla yeni gelenek oluşturmuşlardır. İhtiyacımız olan kültür birikimi ve vizyon. Bu bakış açısıyla sorularımın cevaplarını genç neslin bulacağını umut ediyorum.

 

Günseli Kato

Sanatçı